Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









ŞU TATİL DEDİKLERİ
Tarih: 01-03-2019 08:26:00 Güncelleme: 01-03-2019 08:26:00


       Bir elin balda, diğer elin yağda. Yediğin önünde, yemediğin arkanda. Ekmek elden su gölden.  Mavi, sarı, yeşil. Kum, güneş, deniz. Tatil güzel şey.

       Kendine vakit ayırabildiğin ender zaman dilimlerinden. İster otur kitap oku, ister uzan şezlonga etrafı seyret. Dalgaların kımıl kımıl parıltısında hayallere dal, denize dalmadan önce.  Uyukluyorsan odana çekil ve yum gözlerini rüyaların en güzeline. Canın denize girmek istemedi mi havuzun ışıltısına bırak kendini. Kahveni yudumla. Canının istediğini ye, istemediğini yeme. Bak alışveriş derdi yok. Bütün bir yıl boyunca seni yoran yemek pişirme, temizlik yapma, işe gitme gibi sorumlulukların da yok kısa bir süre için bile olsa.

       Tatil kısa ya ondan tadının damağında kalması. Bitip de döndüğünde hayatın gerçeğine adaptasyon bu yüzden zor oluyor elbet. Keşke hayatın her dönemi tatil gibi olabilse. Bu da bir hayal işte. Zira koca bir sene boyunca çalışıp topu topu bir hafta on gün ancak tatil yapabiliyorsunuz. Tabii kısa es’ler de oluyor hayatta. Günübirlik geziler, piknikler. İşte anlardan oluşan zamanlarda hayata kısa bir mola veriyor insan. O bile yenilenmesine öncülük ediyor ruhunun. Çalış, çalış, çalış, koştur dur nereye kadar.

       Çeşit çeşit tatil yapabilir insan isteğine ve bütçesine göre. Kimi otel tatilini tercih eder. Yiyip içip yan gelip yatmak ister. Bazısı turları seçer; gezmek tozmak, yeni yerler görmek ister. Tarihe, mitolojiye, o yörenin kültürüne, sanatına ilgi duyar. Kimilerinin favorisi yeşile, vahşi doğayadır. Emekliler ise yazın büyük birçoğunu yazlıklarında geçirirler. Kimi kişiler de evinde oturur sessiz, sakin. Günü istedikleri gibi şekillendirir. Kimileri yaylaya kaçar. Bazıları ise kışı bekler tatil için. Onlar için kaymak bir tutkudur. Memleketlerine gitmeyi yeğleyenler de vardır tabii.

       Hafta sonu tatilini iple çeker çalışanlar. O iki güne ne çok şey sığdırmaya çalışırlar. Vakit yetmez. Hafta başı çabucak geliverir. Pazar gününden başlar pazartesi sendromu.

       Bayram tatilleri de çalışanlar için önemlidir. İşe mola verme olarak değerlendirirsek daha çok tatile gitme amaçlı kullanılır. Bu tatil sürecinin ya önüne ya sonuna senelik izin eklenir çoğu yerde.

       Bir de kısacık bir tatil vardır; öğle tatili. Yemeğini yer, alışverişini, yürüyüşünü yapar bu süreç içinde çalışanlar.

       Kar tatili en çok öğrencileri ve tabii öğretmenleri sevindirir. Okullar tatilken küçücük çocuklar kreşlerine gitmek zorundadırlar anne-babalarının işe gitmeleri gerektiği için. En uzun tatil ise okullar kapanıncadır ve yüzlerini güldürür çocukların, öğretmenlerin.

       Dünyanın hemen her yerinde çalışma hayatından uzaklaşarak kendi kendine kalabildiğin, özgürce hareket edebildiğin, dinlendiğin, yenilendiğin, enerji depoladığın zaman dilimleridir tatiller. Gerçi koca bir sene çalışıp topu topu bir hafta tatil yapabiliyor genelde insanlar. Olsun o kadarı bile yetiyor nefes almaya. Yeni yerler görmek, farklı insanlarla karşılaşmak insanın doğasını değiştiriyor.

       Ne mutlu ki bizlere tatil seçeneklerinin bol olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Rahatlamak, stres atmak için alternatif çok. Herkesin bütçesine uygun, gönlünün arzusuna cevap verecek bir tatil fırsatı yakalaması dileğiyle.



Bu yazı 339 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI