Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









TANRI’NIN BİR HEDİYESİDİR YENİ YIL!
Tarih: 01-12-2018 13:02:00 Güncelleme: 01-12-2018 13:02:00


       Söyleyin hadi kaç koca yılı eskittiniz? Kaç yeni yılı kucaklayacaksınız? Ruhu vardır yılların, yaşanmışlıkları. 1968’de doğdum deriz mesela.  1985’de liseyi bitirdim. 1986’da işe girdim 89’da da evlendim. Yıl 2000’di 415 milyondu maaşım. İyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, mutlu ya da hüzünlü, yaşadıklarımız değil midir yıllara ruh katan.

       Pırıl pırıl ışıklar bir yanıp bir sönüyorlar, evlerin pencerelerinde, mağazaların vitrinlerinde, büyük sitelerin bahçelerindeki ağaçlarda. Söndüklerine üzülmüyorum çünkü biliyorum az sonra yeniden yanacaklarını ve bana göz kırpacaklarını. Belki de gelecek günlerin hep aydınlık olması dileğiyle yanıyor o küçük, sevimli, renkli lambalar. Müjde peşindeler. Onun için bu kadar çok seviyorum durup saatlerce seyretmeyi. İçim tarif edemeyeceğim bir hoşlukla doluyor böyle anlarda.

       Neler neler barındırır yeni yıl içinde yitip giden yılın peşinden. Umutları, hayalleri, sevgileri, neşeleri, hayal kırıklıklarını, coşkuları, heyecanları, yenilgileri, başarıları, kaybetmeleri, doğumları, ölümleri, düğünleri, ayrılıkları, kavuşmaları, karşılaşmaları, tesadüfleri, varsayımları, aşkları…

       Takvim sayfalarındaki ayların hepsi başka bir yola ulaşır, günlerde yürüdükçe. Pazartesiler, salılar, çarşambalar, perşembeler, cumalar başka başka iz bırakır benliğimizde.  Hafta sonlarına saklarız kendimize ait saatleri.  Dinlence zamanıdır cumartesi, pazarlar.  Özgür günlerimizdir. Bunun için çok özeldirler. Hafta içinin koşuşturması arasında yapamadığımız pek çok şeyi yapmak için biriktirdiğimiz dolu dolu geçip giden iki koca gün. İki koca güne rağmen yığdığımız şeyleri taşımaya gücü yetmeyen günlerdir hafta sonları.

       Birbirine zincir gibi eklenen günler, haftalar, aylar. İlkbahar, yaz, sonbahar, kış. Ve yıl biter. Umutlar eskimiştir artık eski yılla birlikte. Şimdi yeni bir yıla yelken açma, kürek çekme zamanıdır. Bilinir ki nefes alınan her gün özeldir. Ve gözlerinizi açtığınız her yeni gün Tanrı’nın bir hediyesidir size.

       Kırmızıdır yeni yılın rengi.

       Tutkudur, sımsıkı bağlanmaktır doğmaya hazırlanan yıla.

       Kabullenmektir onu her yönüyle.

        Çam ağacındaki süsler.

       Bacadan aşağıya süzülen tombul Noel Baba.

       Kızakları çeken iki çift geyik.

        Kartpostallarda kalan simli resimlerdir yeni yıl.

       Müzik kutusundan yükselen “Love Story”dir.

       Küçük, kırmızı, boncuk şeklindeki yeni yıl çiçeğidir vazoları süsleyen.

        Nar gibi pişmiş hindidir.

       Müziktir.

       Fırdöndüdür, tombaladır.

       Hediyelerdir.

       Bir cıvıltıdır, bir kıpırtı. Bir ruhtur, bir can.

       Kuran- ı Kerim okumaktır bazen. Yeni yıla ve bundan sonraki yıllara sağlıkla sıhhatle adım atmayı dileyerek dualar etmektir Yaradan’a.

       Sevdiklerinizle yan yana olmaktır bu geceyi bahane ederek.

       Kızılay ya da Taksim Meydanında saymaktır geriye doğru 3-2-1 diye ve bağırmaktır YENİ YIL diye. 

       Kutlamaktır birbirini.

       Sarılmak öpmektir.

        Şükürler olsun bu yılda yanımdaydın diyebilmektir ve bundan sonraki yılların hepsinde benimle oldur.

       Eski dostlara yeni dostlar eklemektir.

        Paylaşmaktır.

       Mücadeledir yaşanan her an.

       Ve eğer mücadeleniz devam ediyorsa nefes alıyorsunuz demektir bir sonraki yılı görmek için.

       Eskiyen 2018’i geride bırakırken bambaşka umutlarla tutunduğunuz 2019’un yüreğinizden geçen her şeyi size sağlıkla birlikte getirmesi dileğiyle.

 

 



Bu yazı 304 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI