escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









KULAK VERİN İÇİNİZDEKİ SESE
Tarih: 30-08-2017 10:18:00 Güncelleme: 30-08-2017 10:18:00


“Bir şey anlatmak için insanın ağzından çıkardığı selen.” diye tanımlanıyor sözlükte “ses” kelimesi. İncesi, kalını, yükseği, alçağı, tarazlısı ile ses. İnsan sesi, hayvan sesi, davul sesi,  top sesi ve daha pek çok ses.

 

Ve…

 

Su sesi, para sesi, kadın sesi. Dünyadaki en güzel üç sesmiş. Siz de duymuşsunuzdur, böyle derler.

 

İçinizden kaç kişi bir hamağa uzanıp, şırıl şırıl akan suyun sesini dinledi. Güneş ışınlarının, yeşil ağaç dallarının arasından yüzünü ısıtmasına izin verdi. Unutabildi mi bir anlık bile olsa kafasında biriktirdiği dertlerini. O anın tadını çıkaran var mı, nazlı nazlı akan bir derenin şırıltısında ya da kabına sığmayan, coşan, deli dolu çağlayan şelalenin sesinde. Kaçımız yorgunluğunu unuttu bir havuzun fıskiyesinden dökülen su tanelerinde.

 

Şıkırdayan, cebinizdeki bozuk paralar mı? Hani şişiren cebinizi, cüzdanınızı, ağırlık yapan. Durun durun ben de biliyorum o sesi. O ses, bu ses değil. Varsıl kişiler bilir ancak para sesinin güzelliğini. Dilediğince harcayabilenler bilir paranın hangi kapıları açabileceğini. Kimlere neler yaptırabildiğini. Paranın güç olduğunu, gücünse ses getirdiğini gümbür gümbür.

 

Sesini duymak istediğiniz her saniye… Henüz sevdiğiniz o kadın. Sesini duymadan uykuya dalamadığınız. Ne güzeldir o ilk yaşananlar. Nasıl da yer eder insanın zihninde. Nasıl da unutamaz kişi yıllar geçse de ilk sevdiğini. Kavuşamaz belki seven kalpler. Onun sesi kulaklarında hoş bir seda olur da hayali mazi de kalır, büyür içinde. Bir efsane olur Romeo ve Juliet, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin misali. Ses getirir nesilden nesile.

 

Bir de kavuştuysan ve istediğin gibi değilse hiçbir şey. O her an duymayı istediğin ses kâbusun olur, güzelliği kalmaz da şekil değiştirir senin için. Adı “dırdır” olur. Kulaklarını tıkarsın belki de daha fazla işitmemek için. Dinliyor gibi yaparsın da duymazsın gerçekten. Bir kulaktan girip, öbüründen çıkar gider misali.

 

Oysa bir ses vardır hep “es” geçilen. Merak ettiniz değil mi nedir diye? Bekletmeyeyim de merak da hemen söyleyivereyim: “İçinizin sesi. Varlığını unuttuğunuz, derinlere saklanan ses.”

 

Kaç kişi dinliyor içinden gelen sesi yaşarken hayatı doludizgin?

 

Haydi kapatın gözlerinizi, izin verin haykırmasına. Fısıldadı yıllardır kulaklarınıza işitmediniz çünkü. Söylesin size ertelediklerinizi, yapmak istediklerinizi, yarınlara bıraktıklarınızın ne kadar yanlış olduğunu, hayatı kendiniz için değil de başkaları için yaşadığınızı, aslında gizli güçlerin yönlendirdiğini sizi, yaşamak isteyip de vazgeçtiklerinizi, severken ayrılmak zorunda kalışınızı, “hayır” diyemeyip de o “evet”lerde nasıl boğulduğunuzu. Bırakın haykırsın artık. Hatta acımasızca davranıp da “kalan günleriniz hatırına” desin size.

 

Bir tek hayat var herkes için. Tek bir hayat. Ne kadar günümüzün kaldığını bilmeden solumak için tek bir hayat. Kulak verin artık içinizdeki sese. Ertelemeyin daha fazla yarınlarınızı. Geride bıraktığınız “keşke”leriniz olmasın sizin de. Nedenlere, niçinlere tıkayın kulaklarınızı henüz vakit varken. Biraz da içinizdeki sesi dinleyin. Hatta hala varsa içinizde nefes alan bir çocuk biraz da onu işitin, lütfen. Doldurun hayatınızdaki boşlukları, yarım kalmışlıkları. Yoğurun hayatı, şekillendirin yeniden. Sizin, yalnız sizin olsun. Evet, şimdi de bencillik yapma sırası sizde. Sizden çalınan hayatınızı, geri almak için inanın buna mecbursunuz.

 

Hiişştt… Dinleyin içinizdeki o en güzel sesi. Bırakın diğer sesleri bir kenara.

 

****

 

NİHAYET

 

Geçip giden seneler bizi bir gün yoracak

Yalnız geçen her saat seni bana soracak

Zaman alay edip de kahkahayla gülerken

Özlemle yanan kalbim vuslatınla duracak

 

Gayrı akıllandım yar, boşa geçirmem anı

Aldığım her nefeste kovalarım hüsranı

Yemin billâh ederim seni benden alanı 

Sükût içen şu dilim tek sözüyle vuracak

 

Merhamet kuşlarını işte dinledi hicran

Günahından arınıp aşkla inledi hicran

Nefesinden ruhuma huşu üfledi hicran

İnanmak zor olsa da yuvamızı kuracak.

 

SİBEL UNUR ÖZDEMİR

 

HEYECAN

Bir kıvılcım çakardı eskiden içimde 
Bahar geldiği zaman 
Mevsimler mi değişti yoksa bizler mi 
Ağaçlar yeşerirdi kuşlar öterdi 
Ara sıra yağmur düşerdi asma yapraklarına 
İçim ısınırdı bir heyecan bir heyecan 
Çocuklar koşuşurdu patika yollarda birbirini kovalayan 
Bir kıvılcım çakardı eskiden içimde 
Bahar geldiği zaman 
Mevsimler mi değişti yoksa bizler mi 
Kalmadı hiç heyecan.


ORHAN EROL UNUR



Bu yazı 2276 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI