Örnek HTML sayfası
Bugun...


NİSAN KADINLARI!
Tarih: 20-08-2020 12:42:42 Güncelleme: 20-08-2020 12:54:42 + -


"GelinliğinLe gidiyorsun kefeninle dön" sözü ve kadınlarımızın yaşadıkları! Durdu Güneş yazdı.

facebook-paylas
Tarih: 20-08-2020 12:42

NİSAN KADINLARI!

DURDU GÜNEŞ

 

Bin Dallı Edebiyat Topluluğu tarafından yazılan hikayeler Nisan Kadınları adıyla Dorlion yayınlarından çıkarak kitapçı raflarındaki yerini aldı.

 

Birbirinden güzel hikayelerle bizi hayatın içinde dolaştırarak, insanımıza, toplumumuza ayna olan bu kitabı edebiyat dünyasına kazandıran Emine Duman’ı ve kalem arkadaşlarını kutluyorum.

 

Kitap ağırlıklı olarak kadın yazarların yazdığı hikayelerden oluşuyor. Kadınların hem bir birey hem de toplumun bir üyesi olarak yaşadıkları acılar, açmazlar, zorluklar yine kadınların gözüyle hikayelerde yer almış. Hikayeler yazarların deneyimlerinden ve gözlemlerinden mülhem olup estetize edilerek anlatılmış. Bu nedenle kitabı okurken anlatılan hikayelerdeki kişiler ve olaylar çok tanıdık geliyor.

 

Evcilik Oyunu isimli hikayede Ülkü Taşlıova Özkan bir genelevi kadının toplumsal nazarlar karşısında nasıl bir ruhsal zedelenme ile karşı karşıya kaldığını anlatırken bir mahkemede geçen diyaloğu hatırlıyorum. Hakim davalı kadına mesleğini sorunca “Affedersin genelev kadınıyım” sözü karşısında hakimin “Asıl sen bizi affet yavrum asıl sen bizi affet” diyerek bu utançta toplumun payının ne kadar büyük olduğunu düşünüyorum.

 

Gülay Nalçı’ının “Yüksek Yüksek Tepelere” isimli hikayesinde İzmir’e gelin giden ama gördüğü şiddet üzerine intihar eden bir kadının dramı anlatılıyor. “Gelinliğinle gidiyorsun, kefenle dön” sözünün Anadolu’da kim bilir hangi trajedilerin sebebi olmuştur diye düşünüyorum. Elbistan'da üzerinde sigara söndürülerek işkenceye maruz kalan kadının "Gelinliğinle gidiyorsun, kefenle dön” sözü karşısında çaresiz kalarak intihar ettiği aklıma geliyor.

 

Kitapta; kadın olarak dul kalmanın zorluğu, mahalle dedikodusunun dayanılmazlığı, çocuk yaşta gelin olmuş kadınların acıları, şiddete, cinayete maruz kalanların dramı, kadının iş bulmasında ve çalışma ortamında yaşadığı açmazlar, okumak isteyen ama önüne engel kızların mücadelesi, köy ortamında doğum yapanların sıkıntıları güzel bir şekilde işlenmiş.

 

Hikayeler arı duru bir Türkçe ve akıcı bir üslupla yazılmış. Okurken zihnimi tırmalayan bir cümle ile karşılaşmadım. Hikayeleri yorulmaksızın ve sıkılmaksızın peş peşe okudum. Hikayelerin başarılı olmasında dil kullanımındaki bu ustalığın önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum.

 

Hikayeler insan merkezli bir bakış açısıyla yazılmış olup belli bir duruşu ve tavrı bulunuyor. Bir insan olarak yüreğimize dokunuyor. Kadının bir insan kimliğiyle varoluş mücadelesindeki duygularına bizi ortak ediyor.

 

Kitapta bir yandan kadınlarla ilgili olarak yaşadığımız coğrafyadaki sosyolojik ve psikolojik gerçeklik ortaya konurken ve bunu sorgularken diğer yandan da kitap daha insanca bir hayat için bizim duygularımızı harekete geçiriyor.

 

Hikayelerde işlenen ana konu kadın olmakla beraber daha çok erkeklerin okumasında fayda var. Böylelikle kadını ya bir melek ya da bir şeytan olarak görüp bir türlü insan olarak göremeyen erkeklerin empatik bakış açısına katkı sağlar diye düşünüyorum.

 

Kitapsever dostlara tavsiye ediyorum.

 

 




Kaynak: Durdu Güneş

Editör: Kürşat Kafkaslıoğlu

Bu haber 867 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Yeni Yayınlar Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1313 Okunma
1201 Okunma
1154 Okunma
1127 Okunma
1108 Okunma
1090 Okunma
1090 Okunma
1085 Okunma
1011 Okunma
1002 Okunma
687 Okunma
680 Okunma
4842 Okunma
4614 Okunma
4551 Okunma
4326 Okunma
4324 Okunma
4267 Okunma
4122 Okunma
3754 Okunma
3266 Okunma
3112 Okunma
3095 Okunma
2976 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI