Örnek HTML sayfası
Bugun...



Yerel Gazete SÜRGÜN DUYGULAR'ı Tanıttı
Tarih: 08-04-2020 14:39:35 Güncelleme: 08-04-2020 15:23:35 + -


Çelebi Öztürk'ün SÜRGÜN DUYGULAR isimli öykü kitabının tanıtımı, Kırıkkale kalehaber.net yazarı eğitimci Nusret Kılıç tarafından kaleme alındı.

facebook-paylas
Tarih: 08-04-2020 14:39

Yerel Gazete SÜRGÜN DUYGULAR'ı Tanıttı

Genel Yayın Yönetmenimiz Çelebi Öztürk'ün SÜRGÜN DUYGULAR isimli öykü kitabı eğitimci yazar Nusret Kılıç tarafından Kırıkkale kalehaber gazetesinin internet sayfasında yayınlandı. Öyküler hakkında bilgi veren Nusret Kılıç, kitabın okunmasını tavsiye etti. 

 

İşte o yazı...


NUSRET KILIÇ

Sürgün Duygular, hemşerimiz Çelebi Öztürk’ün öykü kitabının adı. Öztürk’le geçen yıl Kırıkkale Podium Alışveriş Merkezinde, değerli gazeteci Ercihan Çakmak Bey’in organize ettiği, “Kırıkkaleli Yazarlar İmza Günü”nde tanıştık. Yan yana kitaplarımızı imzaladık. Günün sonunda da bana birkaç kitabını imzalayarak hediye etti. Sürgün Duygular da o kitaplardan bir tanesi. Gençlik yılları Kırıkkale’de geçen yazarın öykülerinin önemli bir kısmı da yaşadığımız bu şehirde geçiyor. O yüzden öyküleri okurken sanki kendinizi içinde gibi hissediyorsunuz.

 

Çelebi Öztürk’ün bugüne kadar yayımlanmış on kadar eseri mevcut. Çok farklı türlerde yazı kaleme alan Öztürk’ün Sürgün Duygular’ı, bir çırpıda okuyuvereceğiniz bir öyküler demeti. İçerisinde on bir öykünün yer aldığı kitap, önsözde belirtildiği üzere, Öztürk’ün yaşadığı gerçek olaylardan ve tecrübelerinden oluşuyor.

 

Kitap ilk öyküsüne Yozgat Akdağmadeni’nin bir köyünde öğretmenliğe başlayan ideal bir öğretmen tiplemesinin ele alındığı “Öğretmen” ile başlıyor. Muhtemeldir ki; bir soba zehirlenmesiyle genç yaşta hayata veda eden ideal bir öğretmenin hayattan beklentileri ve yaşadığı travmalar öykünün konusunu oluşturuyor.

 

İkinci öykü, kitaba da adını veren “Sürgün Duygular...” Bu öyküde, bulunduğu şehirden Anadolu’nun ücra bir kasabasına sürgün edilen bir memurun kendi iç dünyasında yaşadıkları işleniyor.

 

“Doğu Ekspresi” adlı öyküde, Kırıkkale tren garında yolculuğa başlayan genç bir öğretmenin tren garında ve bindiği kompartımandaki insanları gözlemleyişi anlatılıyor. Zaman zaman da kendi iç dünyasıyla hesaplaşması göze çarpıyor.

 

Yaklaşık yirmi yıldan beri görmediği kızını tevafuken onun en mutlu günü olan düğününde gören Sezai’nin anlatıldığı “Tophane’de Düğün Var” öyküsünde, bir şizofreni hastası Bekir tarafından Sezai’nin öldürülmesi anlatılıyor.

 

Yine Kırıkkale tren garının anlatıldığı “Kara Tren İstasyonda Durmaz” öyküsünde; trene biletsiz, kaçak olarak binerek Tatlıcak Köyüne gitmeye çalışan üç gencin gözlemleri ve tren içindeki davranışları ele alınıyor.

 

Gâvur İllerinde Kaybolmak” öyküsünde; daha önce Almanya’ya çalışmaya giden Karaların Rüstem’e özenen Çoban Rıza’nın beş yıl sonra Almanya’ya gidişi, yaşadığı köy ile gezdiği, gördüğü şehirleri karşılaştırması ele alınıyor. Annesinin “gitme” demesine rağmen Almanya’ya giden Rıza’nın aradan yıllar geçtikten sonra izne döndüğü sırada, köye yakın bir yerde kaza yaparak vefat edişi dramatize ediliyor.

 

Bir Yudum Sevgi”de; eski bir töre olan büyüklerin yanında çocuk sevilmemesi eleştirilmektedir. Demiryollarında çalışan ve ancak altı ayda bir yaşadığı köye gelebilen İsmail’in bir gün köye geldiğinde oğlu Lokman’ı sevip sevmemek arasındaki bocalayışı ve töre ile iç dünyası arasındaki gelgitleri anlatılıyor.

 

Farklı bir anlatım tarzı seçilen “Sokak Köpekleri de Ağlar” öyküsü, bir köpeğin bakış açısıyla veriliyor. Öyküde; yavrularını güvenilir olsun diye izbe, harabe, kimsesiz sokak çocuklarının kaldığı yere götüren anaç köpeğin kaçırılması ve tekrar yavrularının yanına döndüğünde karşılaştığı tüyler ürpertici manzara ele alınıyor. Tek yavrusu ile hayata tutunmaya çalışan anaç köpek, yavrusuna yiyecek bulmak isterken bir otomobilin altında kalarak can veriyor. Öyküde, bir köpeğin gözünden insanların değerlendirilmesi yapılıyor.

 

Eşini kaybettikten sonra kendini alkole veren, bütün varını da kaybeden sarhoş bir babanın hayatının ele alındığı “Baba ve Kızı “ öyküsünde, eve getirilen bir sokak kedisiyle değişen hayat işleniyor.

 

“Zavallı ve Yalnız Bir Adam” öyküsünde; on yıldır Bodrum’da yaşayan bir insanın, Bodrum’u kuş bakışı gören bir tepede karşılaştığı yalnız bir insanla diyaloğu anlatılıyor. Bir gün aynı tepeye geldiğinde bu yalnız insanın, Bodrum’u seyreder bir vaziyette ölmüş olduğunu görüyor. Sonradan yazar olduğunu öğrendiği sırlarla dolu bu insanı garipler mezarlığına garip bir şekilde defnediyorlar.

 

Öztürk’ün kitabına aldığı en son öykü “Kuddüs Kuşu, Cahit Hoca ve Deli Rasim”de ise ilimizin yetiştirdiği; fakat değerini bilemediği büyük şair Cahit Yeşilyurt anlatılıyor. Yazarın liseden öğretmeni olan Cahit Yeşilyurt’la yıllar sonra karşılaşması ve edebiyat üzerine yaptıkları konuşmalar öyküde geniş bir biçimde yer alıyor. Öykü, Yeşilyurt’un ölüm haberiyle sona eriyor.

 

Akıcı ve edebi bir üslupla ele alınan Sürgün Duygular, ayrıca ilimizden izler de taşıdığı için okunmayı hak ediyor.




Kaynak: kalehaber.net

Editör: Kürşat Kafkaslıoğlu

Bu haber 1708 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kitap Tanıtımı Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
621 Okunma
566 Okunma
524 Okunma
508 Okunma
484 Okunma
475 Okunma
426 Okunma
411 Okunma
332 Okunma
251 Okunma
197 Okunma
186 Okunma
2582 Okunma
2168 Okunma
2111 Okunma
2038 Okunma
1919 Okunma
1883 Okunma
1822 Okunma
1756 Okunma
1736 Okunma
1682 Okunma
1670 Okunma
1649 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI